Sporun sinir sistemine etkisi

Çok hücreli hayvanlarda ve insanlarda, gövdenin çeşitli etkinliklerini birbirine uyum içinde ve eşgüdümlü olarak sürmesini, canlının çevredeki ve kendi gövdesinin içindeki değişiklikleri zamanında saptayıp bunlara yanıt vermesini sağlayan özelleşmiş bir yapıdır.

Sinir sisteminin ana merkezi beyin ve onun uzantısı durumunda olan omuriliktir. Sinir hücresinin en basit işlevsel birimi nöron denilen ve uyarılan alıp, elektrokimyasal ileticiler aracılığıyla taşımak üzere özelleşen sinir hücresidir. Birbirine bağ doku ile tutunan sinir hücresi demetleri, sinirleri oluşturur. Sinir hücresinde bir çekirdek ve birkaç tane de “Dendrit” denilen lif bulunur. Uyaranlar, bu lifler tarafından hücrenin gövdesine taşınır. Her uyarım cinsini şifreleyen 1 i iler ve bağlı oldukları merkezler ayrı olup (görme, duyma, dokunma, cinsel uyarılar vs. gibi) merkeze taşınan bu uyanlar, daha sonra, merkez sinir sisteminden verilen komuta göre, belirli organlara taşınmasını üstlenir. Bağlı olduğu sinir merkezi çalışmayan organlar işlevlerini sürdüremez.

Sinir lifiyle kas hücresi arasında kimyasal bir bağlantı vardır. Bir sinir lifi uç bölümünde birçok kola ayrılır. Bunların her biri, bir kas lifinin ucunda son bulur. “Uç-plak” denilen bu bölgede yüzlerce alıcı bulunur. Sinir lifinden gelen uyarının etkisiyle, sinir uçlarındaki ’sinaptik kesecik” adlı küreciklerden, sinir ileticisi bir madde olan “asetilkolin” salgılanır. Bunun alıcılara bağlanmasıyla oluşan sodyum iyonları, kas lifinin kasılmasına yol açan ve uç-plak potansiyeli adı verilen elektrik akımının doğmasına neden olur.

İç organları istem dışı çalıştıran sinir sisteminde; korku, üzüntü, tiksinme, nefret, psikolojik bağlantılı sebepler, seks dürtüleri vs. gibi yüksek heyecanlar; kalp atışları, solunumun hızlanması, gözbebeklerinin büyümesi, tansiyonun yükselmesi, deride renk değişimi vs. gibi vücudu etkileyen birçok değişime sebep olurlar. Bu vücudun, engel olunamayan bu belirtilere ve heyecanlara karşı, korunma önlemlerinin alınması amacıyla, vücuttaki bütün sistemlerin istem dışı sinir sistemi tarafından, zararlı etkilere karşı alarm durumuna geçirilmelerinin sonuçlarıdır. Böyle durumlarda bazı iç salgılar artar, kandaki şeker ve yağ oranı yükselir, yanmanın hızlanmasıyla artan oksijen ve enerji gereksinmelerinin karşılanması için, dolaşım ve solunum hızlanır, damarlar büzülerek kan içeri çekilir. Kanın içeri çekilmesiyle, damarlarda basınç artar. İçeri çekilen kan neticesi deri sararıp soluk renk alır ve soğur. Tehlike geçince kan aniden dışa ve deriye hücum eder. Bu sefer de deride aşırı kızarma ve ısınma olur. Isınmaya duyarlı olan ter bezleri, buharlaşma yaparak vücut ısısını düşürmek için ter çıkarırlar.

Burada değindiğim olaylar bir açıdan seks ilişkisi ve orgazm olmanın da belirtileridir. Özellikle yeni aşk oyunlarında ve ilişkilerinde duyulan heyecan, önce göz bebeklerinin büyümesine, kanın içeri çekilerek derinin soluklaşması ve soğumasına, daha sonra vücut ısısının yükselmesine, bunu dengelemek için ter bezlerinin harekete geçmesine ve doruk noktalarda tenin kızarmasına, terlemeye, bütün vücudun kasılmasına ve ardından da orgazm sonucu büyük bir rahatlama ve gevşemeye sebep olur. Özellikle kadınlarda bu belirtiler daha fazla görülür. Karın kasları da daha büyük bir gerilim ve ardından da rahatlamaya geçer.

Erkekte orgazmın belirtisi açık ve kesindir ve meninin boşalmasıyla son bulur. Ancak kadınlarda olay daha gizli ve karmaşıktır. Çoğu zaman kadınlar, orgazm olmadıkları halde, ya bundan duydukları mahcup olmak duygusundan kaynaklanan veya erkeğini memnun etme arzusuyla, kendilerini orgazm olmuş gibi gösterebilirler. Birçok erkek de buna kanar ve partnerinin gerçek durumunu bilmez. Olayı bilen tecrübeli erkekler veya burada açıkladığımız belirtilere dikkat edenler ve ileride açıklayacağımız bilgilere dikkat edenler, kadının gerçekten orgazm olup olmadığını ve ilişkiden memnun kalıp kalmadığını anlarlar.

Ne yazık ki kendini tatminden başka bir şey düşünmeyip, kadını tanımaya çalışmayan aciz erkekler, cinsel ilişkiden sonra kadına sordukları “Memnun kaldın mı!!??” sorularına aldıkları “Evet!!??” yanıtı ile erkekliklerini kanıtlamış olduklarını ve kadını mutlu ettiklerini sanırlar.

Spor yapan kişilerde, istem dışı “Vejetatif sinir sistemleri daha kolay ve sağlıklı tepki gösterdiği gibi bu uyarılara karşı da daha dirençli ve bilinçli olurlar. Vücutlarını tanımaları onlara avantaj sağlar. Spor yapan kişilerin organlarının kapasiteleri daha yüksek olduğundan, tepkiler karşısında artan oksijen ve enerji gereksinmeleri, kalp atışları, solunumları da güçsüz insanlara nazaran daha az bir hızlanma ve reaksiyonla karşılanarak vücut için daha yararlı sonuçlar sağlar.

Çoğu zaman “spor, seks ve sağlık” derken işin bu ayrıntılarını bilmeyiz.

Comments are closed.