Sportif çalışmaların, cinsel faaliyetleri olumlu yönde etkileme sebebleri

İnsan üremeye yönelik yaratılmıştır:

İnsanlar kadın ve erkek ayırımı ile doğuştan üremeye yönelik olarak yaratılmışlardır. Sportif çalışmaların insanlara ne denli yararlar sağladığı ve sağlıklarını olumlu etkilediği bilinen gerçektir. Bu üremeye yönelik faaliyetleri de kapsamına almaktadır. Sportif egzersizler bilimsel, programlı ve devamlı yapıldığı taktirde hormonların çalışmasına da yararlı etki yapmaktadır. Bilimsel araştırmalar sporun, bu yönü ile cinsel hormon faaliyetlerini de etkilediğini ortaya çıkarmıştır. Erkeklerde testosteron, kadınlarda ise östrojen ve progesteron hormonları sporla daha dengeli çalışmakta ve hormon salgıları artmaktadır.

Sporun vücut sistemlerine ve cinselliğe direkt ve dolaylı etkileri:

Sporun kalp, damar, solunum, sinir, kan, kas vs. gibi doku ve sistemlere yararlı etkisine değinmiştim. Bu sistemlerdeki olumlu gelişmeler iletken bir zincir halkası gibi bütün vücudu etkiler. Bu olumluluk vücudu daha aktif ve duyarlı hale getirir. Beyin, sinir ve kas sistemi arasında çok faydalı etkileşim doğarak kasların ve tüm vücudun kontrolü artar. Bu kontrol kişiye özgüven vererek cinsel istek ve orgazm üzerinde de etkili gelişmeler gösterir. Kasların duyarlılığı ve kontrol etme gücü seks faaliyetinde de etkisini gösterir.

Sporun dolaylı etkisi açısından ise; spor kalp, damar, solunum, şeker vs. gibi birçok hastalığı önlediğinden veya ilerlemesini yavaşlattığından, bundan olumlu yönde etkilenecek insan sağlığı, kişide var olan seks hayatını arttırıcı rol oynamasa bile, daha uzun süreli ve sağlıklı devamını sağlar.

Sporun cinselliğe psikolojik açıdan etkisi: Spor yapan kişilerde yavaş yavaş oluşan kas kontrolü, güçlenme, estetik çekicilik, vücut fonksiyonlarının düzeldiği hissi ile başlayan kendine güven duygusu, kişinin kendisini sevmesine neden olan “Ben” i oluşturur. Kişi kendine güvenmeye ve kendini beğenmeye başladığı zaman vücudunu seks arzularına daha rahat bırakarak, birleşmeye hazır hale gelir. Buna sportif egzersizlerden sonra vücutta salgılanan endorfin “mutluluk” hormonunun seviyesinin artması, sinirlilik ve gerginliğin ortadan kalkması, vücut sıcaklığının yükselmesi, kan dolaşımının artması gibi unsurlar da eklenince, kişide cinsel birleşmeye müsait bir ortam hazırlar.

Spor dengeli ve yararlı beslenme alışkanlığı kazanılmasına yardımcı olur.

Spor yapan kişiler genelde sporla birlikte dengeli beslenme alışkanlığı da kazanırlar. Bu bir açıdan spor yaparken daha rahat elde edilebilen yararlı beslenme şeklidir. Yararlı beslenme, her türlü besinin gerektiği kadar, gerektiği yerde, gerektiği şekilde alınmasıdır. Bu da şişmanlığa mani olup, sağlığı olumlu yönde etkilerken, lüzumsuz besinlerin ve aşırılıkların elimine edilmesine, vücudun gücünün sağlıklı şekilde yerine gelmesine sebep olur.

Egzersizlerin etkisi:

Bu konuda birçok araştırma yapılmıştır. Bunların sadece birkaçını belirtirsek:

Haftada üç gün muntazaman egzersiz yapan kadınlarda ve erkeklerde, egzersizlerden hemen sonra, seks yapma isteklerinin arttığı gözlenmiştir.

İlerlemiş ülkelerdeki yaşlı evlerinde yapılan çeşitli araştırmalarda, 60, 70, 80 yaşındaki kadın ve erkek gruplarına haftada üç günden olmak üzere uzun süreli egzersizler yaptırılarak beslenme programları denetlenmiş (özellikle çok hafif kilolarla vücut geliştirme prensipli kas çalışmaları) bunların sonucunda, deneklerin yaşama daha mutlu baktıkları, kan tahlilleri, tansiyon ve nabızlarının yapmayanlara göre daha normale döndüğü, etrafa ve cinsel olaylara daha ilgilerinin arttığı gözlenmiştir.

Yapılan bir başka araştırmada; düzenli olarak egzersiz yapanların %45 inin daha rahat cinsel istek duymaya başlayarak, tahrik olabilme derecelerinin arttığı, %35 inin cinsel doyuma ulaşmada daha rahat oldukları ve daha sık seks yapma ihtiyacı duydukları, büyük çoğunluğunun ise daha çabuk orgazma ulaştığı görülmüştür.

Spor fizyolojisi ve cinsel konu uzmanları; sporun tüm vücut fonksiyonlarını olumlu yönde etkilediğini, psikolojik yararları olduğunu, depresyona karşı antidepresan etki yaptığını ve bu sebeplerin de kişinin seks yaşamını olumlu etkilediğini belirtmektedirler.

Özellikle bacak açma hareketleri, kasık ve mide kaslarının kuvvetlenmesi, bağlantılı olarak cinsel bölge kaslarının de kuvvetlenmesine ve etkilenmesine neden olmakta, bu şekilde cinsel organlar civarında oluşan kan pompalanması cinsel isteği de arttırmaktadır. Bu cinsel birleşme sırasında etkili ve kontrollü birleşmeye neden olmakta, orgazm esnasında ise orgazmın şiddetini arttırmaktadır. Ayrıca kadınlarda vajinal kaslara yaptırılacak (özellikle kadınlarda PC kası “Pubococcygeus kası” denilen ve vajinanın üst iç bölgesinde bulunan kas) aynı izometrik çalışmalarda olduğu gibi özel kasılma, kasılıp bırakma hareketleri, cinsel organın o bölge kaslarını kuvvetlendirip bölgedeki kan dolaşımım hızlandırarak duyarlılık ve cinsel isteği arttırdığı gibi cinsel birleşmede de her iki tarafa daha büyük haz verdiği tespit edilmiştir. Ayrıca bu hareketlerin kızlık zarının yırtılmasına sebep olmayacağı özellikle belirtilmektedir. Bu çalışmaları, Uzakdoğu ülkelerinde annelerin kızlarına yaptırarak, kocalarını memnun edebilmeleri ve mutlu evlilik açısından onları hazırladıkları ifade edilmektedir. Bu alışkanlık erişkin kadınlarda ise, eşlerinin penisleri vajinalarında iken, vajina kaslarını sıkarak daha zevkli bir birleşme yapmalarına sebep olmaktadır. Hatta bu birçok Uzakdoğu ülkesindeki seks gösteri merkezlerinde, kadınların vajinaları ile şişeleri tutarak çeşitli gösteriler yapmalarına sahne olmaktadır.

Sağlıklı kişilerde ve sporcularda seks ve mastürbasyon:

Evvelce de değindiğimiz gibi eski yıllarda ve gençliğimizde sporculara seks açısından ağır kurallar koyarlar ve sporcu bu tabular arasında sıkışıp kalırdı. Bugün ise, gerek spor fizyolojisi uzmanları ve gerekse psikolog ve cinsel konu uzmanları, normal seviyedeki sağlıklı cinsel birleşmeyi, bu mümkün olmadığı taktirde de, çok aşırıya kaçmamak üzere, kadın ve erkeğe kendi kendilerini tatmin etmeyi (mastürbasyon) tavsiye etmektedirler. Seks dürtülerini fazla baskıya almanın doğru olmadığını, bilakis ruh ve beden sağlığı bakımından yararlı olduğunu ifade etmektedirler.

Yapılan araştırmalarda, 20-30 yaş arasındaki kadın ve erkeklerin %25 inin haftada 4-5 kere, bazen her gün ve bazen de günde birkaç kere (devre devre), %35 inin haftada 1-2 ve geri kalanların da daha seyrek cinsel ilişkiye girdikleri saptanmıştır. Yaş ilerledikçe bu sayıların azaldığı görülmüştür.

Mastürbasyon açısından ise; Erkeklerin %90, kadınların %70 civarının mastürbasyon yaptıkları, bunların kadın veya erkek olsun genelde bekar olduklarında mastürbasyon yaptıkları gibi, evli bile olanlardan bir bölümünün seyrek de olsa kendi kendilerini tatmin ettikleri tespit edilmiştir.

Bu araştırmalar, sporcuların da gerektiği zaman, gerektiği kadar cinsel ilişkide bulunmaları veya mastürbasyon yapmalarını, ruh ve beden sağlıkları açısından lüzumlu olduğunu ortaya koymaktadır.

Bu yüzden sporcularda da, cinsel birleşme ve mastürbasyona belirli ölçü ve sınırlamalar getirmek doğru bulunmamaktadır. Aşırısının ve kişilerin kendini zorlayarak yaptığı seks, zamanla geçici süreli bıkkınlıklara sebep olmaktadır. Bunda en iyi yol, kişilerin dürtülerine göre hareket etmesidir. Bu istek kişiden kişiye değişirken, aynı kişilerde de devre devre azalıp çoğalabilmektedir.

Bilimsel tetkikler, cinsel birleşme ve boşalma arzusu, kişilere, yaşlarına ve birçok etkenlere bağlı olarak değişse de, bıkkınlığa girmeden, kaliteli cinsel birleşme ve boşalmalar için haftada 1-4 arasında orgazmı tavsiye etmektedirler. Bunun gereğinde günde birkaç orgazm olabileceği de belirtilmektedir.

Cinsel temas ve orgazm; heyecan, kasların gerilmesi, gevşemesi, hormon dengesinin değişmesi, kalori yakımı vs. şeklinde biyolojik ve fizyolojik birçok etkiler de yaptığından, bu konuda yapılan araştırmalardan alınan sonuçlara göre, sporcuların yarışma öncesi ve ağır egzersizlerden önce, aktiviteyi olumsuz etkilememesi için, cinsel birleşme ile arasında 3-4 saatlik bir süre bırakmalarında yarar görülmektedir. Bazı sporcularda ve özellikle erkek sporcularda, eskiden kalma bilgilerin getirdiği baskı ve şartlanmalarla, orgazm oldukları zaman kuvvetlerinden çok şey kaybedecekleri korkusu vardır. Bu çoğunlukla psikolojik bir durumdur.

Comments are closed.