Hormonlar

Çok hücreli canlılarda vücudun bir bölümünde yapılan ve başka bir bölümün de işlevini etkileyen organik maddelerdir. Hormonlar büyüme ve üreme etkinliklerinin yanı sıra, canlının iç dengesinin (homeostazi) korunmasıyla ilgili birçok fizyolojik etkinliği düzenler. Vücutta iç salgı bezi olarak bilinen, özelleşmiş dokularda yapılır ve kan dolaşımıyla, etki göstereceği organ ya da dokulara taşınır.

Böbrek üstü bezinin kabuk bölgesinden; glikoz ve sodyum metabolizmasını düzenleyen steroid türü hormonlar ile erkeklik hormonları olan androjenlerden bazıları salgılanır.

Böbrek üstü bezinin iç bölgesinden ise; insanın dolaşım ve solunum sistemini etkileyip stres karşısındaki tepkilere neden olan adrenalin ve noradrenalin salgılanır.

Steroid yapısındaki hormonlar ve troit hormonları hücre zarından geçerek protein yapısındaki bir alıcıya bağlanır. Bu da protein yapımını etkiler.

Karaciğer ise vücudun laboratuarıdır. Yaklaşık 500 den fazla görevi vardır. Toplardamarların getirdiği maddelerin kimyasal niteliklerini, vücudun gereksinimlerine göre de değiştirebilir. Zararlı maddeleri ayıklarken, besinleri gerekli nitelikte kana aktarır. Karbonhidratları glikojen halinde depolar. Aminoasitleri amonyaktan ayırır ve amonyağı üreye dönüştürüp dışarı atar. Sindirimi kolaylaştıran salgılar üretir ve vücuda zararlı olacak maddeleri değişimlere uğratarak etkisiz hale getirmeye çalışır. Karaciğer ayrıca hormon salgılarım vücuda yayar.

Spor, hormonların sağlıklı ve dengeli salgılanmasına yardımcı olur.

Önemli hormonlara kısaca göz atarsak;

Hipofiz:

Beyinin tabanında bulunur. Diğer salgı bezlerinin ve hormonların uyumlu olarak faaliyet göstermesini düzenler. Çeşitli hormonlar salgılayan en önemli bezlerden biridir. Bilhassa böbrek üstü ve cinsel bezlerin çalışmalarını uyarır. Birçok hormonun temel işleyişini düzenleyen ana hormondur.

Troit:

Gırtlağın iki yanında simetrik olarak yer alır. Salgıladığı “Troksin” hormonu ile hücrelerdeki yanmayı hızlandırır. İstem dışı sinir sistemini uyarır. Bazı istismarcı firmalar bu özelliklerinden dolayı troidi fazla çalıştıran ve bu şekilde yağ yakmaya sebep olan ilaçlar piyasaya sürmektedirler. Bu ise, tansiyon yükselmesi, vücut ısısının artması, kalp krizleri riski ve metabolizmanın bozulması gbi zararlı etkilere yol açar.

Testosteron:

Erkeklerde bulunan en önemli bez olup erkeğe erkeklik vasfını kazandırır. Er bezlerinden salgılanan, erkek eşey hormonlarından (androjen) steroid yapısındaki organik bileşiktir. Testosteron erkek eşey organlarının gelişmesinden, kılların artması, sesin kalınlaşması vs. gibi erkek özelliklerinin ortaya çıkmasından sorumludur. Testosteron daha sonra yapay olarak, bazı steroidlerin kimyasal ve mikrobiyolojik yollarla dönüştürülmesiyle de elde edilmiştir. Sporun, testosteron hormonu salgısını arttırdığı bilimsel araştırmalarla ispatlanmıştır.

Testosteron tıpta er bezi yetmezliği, meme kanseri türleri ile erkek ve kadında cinsel soğukluğun tedavisinde kullanılmak için üretilmektedir.

Östrojen:

Kadınlarda bulunan en önemli hormonlardan biri olup kadınlara, kadınlık vasfını kazandırır. Omurgalılarda, dişi üreme organlarının gelişme ve olgunlaşmasıyla, işlev görmesinden bilinci derecede sorumlu olan hormonların ortak adıdır.

İnsan cinsinde, kadınlarda özellikle yumurtalıklar ve eteneden (plasenta) az miktarda da böbrek üstü bezlerinden salgılanır. Erkekte testosteron yanında denge sağlamak için çok az miktarda er bezlerinden salgılanmaktadır.

Östrojen hormonunun, kadın yumurtalıklarından, olgunlaşmamış yumurtanın çevresini saran yumurta kesesi ve bağ dokuda yer alan dokular arası hücrelerden salgılandığı düşünülmektedir. Kadında östrojen düzeyi, adet kanamasında, yumurta döl yatağından atıldıktan hemen sonra, boşalan yumurta keseciğinin yerini sarı cisim (Carpus luteum) adlı yapı aldığından, en yüksek değerindedir.

Östrojen; yumurtalıklar, döl yolu (vajina), fallop boruları, döl yatağı (rahim) ve meme bezleri üzerinde etki gösterir.

Bazen genç kızlara, sportif form tutma amaçları veya başka sebeplerle, steroid verilirse ve Östrojen salgısı kısıtlanırsa döl yatağı (rahim) olgunlaşmaz. Yapı ve işlev bozuklukları başlar. Kısırlaşma ve sakat çocuk doğurma gibi anormal özelliklere sahip olur. Çünkü döl yatağı, vajina, orgazm, döl yatağı kaslarının kasılması ve gevşemesiyle, spermin yol alması ve hamile kalmayı kadında hep östrojenler uyarır. Ayrıca östrojenler memelerin gelişmesini de etkiler.

Östrojen ve testosteron kadın ile erkekteki yapısal farklılıkları oluşturur. Erkekte kanda ve İdrarda çok az miktarda östrojen, kadında da çok az miktarda testosteron doğal olarak bulunmaktadır. Bunun neden kaynaklandığı ve nasıl denge sağlandığı tam olarak anlaşılamadığından, bilimsel araştırmalara konu olmaktadır.

Spor, her iki cinsin özelliklerini oluşturan hormonların daha iyi çalışmasını ve düzeyinin artmasını temin ederek, seks yaşamlarını da olumlu etkiler.

Progesteron:

Kadında yumurtalıklar, böbreküstü bezleri ve etenede (plasenta) yapılıp salgılanır. Bu hormonun başlıca işlevi dölyatağının içini örten endometrium katmanındaki değişiklikleri düzenlemektir. Yumurtalıklarda progesteron, yumurtanın salınmasından hemen önce oluşmaya başlayan ve boşalan yumurta kesesinin yerinde büyümeyi sürdüren sarı cisimde (corpus luteum) da yapılır. Yumurta sperm hücresi tarafından döllenirse dölyatağında yuvalanarak yerleşir ve etene oluşmaya başlar. Etene gebelik boyunca progesteron yapar. Yumurta döllenmezse adet kanamasının başlamasından birkaç gün Öncesine değin yumurtalıklardan progesteron salgılanır. Kanamadan birkaç gün önce, progesteron düzeyi, dölyatağı duvarının gelişmesini sona erdirip bu dokunun yıkımını başlatmak üzere düşer ve kanama başlar. Ayrıca kadınlardaki üreme organları üzerinde de etkilidir.

Doğum kontrol haplarının birçoğu yapı olarak proges-terona benzeyen, yumurtanın büyümesini ve salınmasını engelleyerek döllenmeye engel olan bir bileşik içerir.

Androjen:

Erkek üreme sisteminin büyümesinde, gelişmesinde, kuvvet artışı ve kas gelişmesinde önemli rol oynayan bir grup hormonun ortak adıdır. Testosteron da androjen grubu hormonlar içinde üretilen en etkili hormondur. Testosteronun işlevini destekleyen öbür androjenler, daha az miktarda olmak üzere, özellikle böbreküstü bezlerinin kabuk bölgesince üretilir. Kadınların kan plazmasında da çok az miktarda androjen bulunur. Kadında da östrojen hormonunu salgılayan yumurtalıklarda da çok az miktarda androjen üretilir.

Erkekte androjen hormonları üreten ve salgılayan hücreler, er bezlerinin sperm üreten borueuklarını çevreleyen bağ dokusundaki boşluklarda bulunan “Lyding” hücreleridir.

Etkileri açısından; erkek üreme sisteminin gelişebilmesi için mutlaka androjen grubu hormonların bulunması gerekir. Vücutta fazla bulunması; kasık, göğüs ve yüzde kıllarıma yaparken, başta ise saç dökülmesi ve kellik yapar. Diğer taraftan kemik ve kas hücrelerinin artarak büyümesini sağlar.

Endorfin (mutluluk hormonu):

Sportif çalışma esnasında egzersize reaksiyon olarak “Endorfin” hormonu salgılanmaktadır. Aynı hormon vücudumuzun acılara karşı koyması için tehlikeli durumlarda da salgılanır Spor alanında ise, bu hormon egzersizin devreye girmesiyle beraber başlayıp, devamında da artma gösterir. Sportif çalışma sonunda vücudun rahatlayıp stresin atılmasının sebebi budur. Endorfin iyi bir seksin başlaması ve bittikten sonra tekrar rahatlanması için devreye giren ve rahatlatan en önemli unsurlardan biridir.

Sonuç olarak; sporun çeşitli doku, hormon ve sistemlere etkisine kısaca değinerek bunlar hakkında özet bilgi vermekte yarar gördük. Şüphesiz sporun etkileri ve sistemlerin işleyişi çok daha geniş kapsamlı bir konudur.

Buradaki birinci amacımız, sporun vücuttaki bütün sistemleri ve organları olumlu yönde etkilediği, olumsuzlukları ortadan kaldırdığı ve bu sebeple sekse de yararlı olduğunu belirtmek, ikinci amacımız ise sağlıklı seksin sağlıklı kişiler tarafından daha iyi yapılabileceğini vurgulamaktır.

Yine şüphesiz, seks ve cinsel birleşme hiç spor yapmayanlarda da gerçekleşen; kişiden kişiye değişen cinsel güç, erotik düşünceler, dokunma ve hayallerle uyarılan psiko-fizyolojik sebeplere ve sürece bağlı karmaşık bir olaydır. Getirmek istediğimiz bakış açısı ise, sporun insan vücudunda sağladığı faydaların, seks hayatma da yararlı etkisine açılım kazandırmaktır.

Comments are closed.