Cinsel sapmalar

Nisan 17th, 2008

Bunlar kendi kendini tatmin olan mastürbasyon ve kadın ile erkek arasındaki cinsel ilişkilerin dışındaki sapmalardır. Evvelce sapıklık olarak nitelenen bu gibi durumlar, günümüzde hoşgörü ve cinsel tercih olarak karşılanmakta, bazı toplumlarda aşağılanmakta veya sapıklık olarak nitelendirilmektedir.

Kalp krizinden sonra cinsel ilişki

Nisan 17th, 2008

Eskiden kalp krizinden sonra cinsel ilişki tamamen yasaklanır veya en aza indirgenirdi. Bugün ise doktorların genel kanısı, cinsel ilişkinin yasaklanmaması ancak tavsiyelere dikkat edilmesi yönündedir. Cinsel ilişkiden hayat boyu el çekmek veya çektirmek daha zararlıdır.

Konu ile ilgili araştırmacı doktorların tavsiyelerini kısaca şöyle özetleyebiliriz.

Kalp krizinden sonra ortalama 15-20 gün cinsel ilişkiye ihtiyaten ara verilmelidir.

Cinsel ilişki sırasında, kalp atım, nefes alıp verme hızı ve kan basıncı geçici süre artmaktadır. Ancak uzmanlar bu zorlanmayı, adeta orta çaplı bir yürüyüşün veya yavaş olarak iki kat merdiven tırmanmanın getirdiği yüklenme ile bir tutmaktadırlar.

Kalp krizi geçirenin, cinsel ilişki sırasında zorlanmaması ve korkuya kapılarak moralinin bozulmaması için, başlarda seyrek ve yavaş yapılması, kalbin sağlığına güven duygusu arttıkça yavaş yavaş arttırılması gereklidir.

Kalbin üzerine binecek yükü azaltmak için tercihen eş veya her zamanki partnerle ilişkiye girilmelidir.

• Böylece heyecan azalarak, yerini alışkanlığın verdiği rahatlık almaktadır.

• Uykusuz, yorgun, tok ve alkollü olarak ilişkiye girilmemelidir.

Başlangıçla en rahat ve kalbe yük bindirmeyen birleşme pozisyonları tercih edilmelidir.

Doktor tavsiyesiyle, hafif sportif hareketlere başlandıktan sonra, kalp, solunum ve damar sisteminde meydana gelecek yararlı değişimler neticesi, kalp cinsel birleşme yükünü daha rahat taşıyacaktır.

Göğüs ağrısı, nefes darlığı vs. gibi anormal belirtilerde ilişki o an için kesilerek, doktora danışılmalıdır.

Bazı hastalıklar cinsel ilişki arzusunu azaltırken, bazıları arttırmaktadır. Örneğin by-pas ameliyatı geçirenlerde çoğunlukla cinsel ilişki arzusu artmaktadır. Bunun sebebi, açılan damarlar nedeniyle, vücuda daha fazla kan dolaşımının sağlanması neticesi, meydana gelen canlılıktır. Bu konularda ameliyatı yapan doktorlarla konuşulmalıdır. Genelde, konunun uzmanları, nekahet dönemi atlatıldıktan sonra, hiçbir şeyde aşırıya kaçılmadan, her şeyin ölçüler içinde yapılabileceğini ve özellikle spor ve seksin önerilen şartlar altında mutlaka yapılmasını önermektedirler.

Zararlı alışkanlıkların cinsel işlevlere etkisi

Nisan 17th, 2008

Bu arada, başka etkenler ve ağır hastalıklar da cinsel birleşme ve orgazmı etkilemektedir, (vücudu ağır zaafıyete düşürecek ağır hastalık devreleri, kanser vs) Diğer taraftan zararlı alışkanlıklardan özellikle alkol alışkanlığı, kadın ve erkekte cinsel işlev bozukluklarına sebep olmaktadır. Alkol alışkanlığı erkeklerde empotans (penisin sertleşme kaybı) kadınlarda ise adet düzeni bozulması ve orgazm zorluğu yarattığı bilinmektedir. Örneğin sigara alışkanlığı da zamanla damar sertliğine sebep olacağından, bu da cinsel işlevleri ters yönde etkileyecektir. Bu konuda bir örnek olarak Avrupa Parlamentosu “Sigara erkeklerde cinsel iktidarsızlığa yol açıyor” uyarısının sigara paketleri üzerinde yer almasına karar vermiştir. İngiliz Tıp Derneğinin Başkanı. Dr. Vivienne Nathanson ise, “Erkekler ya sigarayı bırakacak, ya da yatakta bulmaca çözecek” diyerek konuya esprili bir yaklaşım getirmiştir. Uyuşturucu ve uyarıcılar ise, zaman içinde, orgazm alışkanlığını, bu maddelere bağlı kılmakta ve bu açıdan da zararlı alışkanlık yapmaktadır.

Kadınlarda cinsel fonksiyon ve orgazm bozuklukları

Nisan 17th, 2008

Bunlar birbirleriyle adeta iç içe geçmiş benzer belirtileri olan bozukluklardır. Bazı kadınlar yeterli cinsel arzu duymazlar veya eşleriyle cinsel ilişkiye girmek istemezler. Bunlar geçici veya kalıcı sorunlar yaratabilir. Yahut cinsel ilişki sırasında cinsel heyecan duymayıp vajinaları sulanmayabilir veya acı duyabilirler. Bazen de kadın cinsel istek arzusu duyar, fakat bundan zevk almaz. Kadın erkek kadar sık cinsel birleşme istemeyebilir veya her cinsel ilişkiden aynı zevki alarak orgazm olmayabilir. Bunların nedenleri ve sonuçları çok çeşitlidir. Bazı kadınların ise hayatlarında hiç orgazm olmadıkları bilinmektedir. Bazıları çok seyrek, bazıları ise aynı ilişkide birkaç defa orgazm olabilirler.

Kadının orgazm olabilmesi de çok değişik etkenlere bağlıdır. Hem kendi gayretine, hem erkeğin anlayış, gayret ve uzun süreli ön hazırlık devresi ile eşini uyarmasına bağlıdır. Bunun nedenleri eşler arasında karşılıklı anlaşmayla da çözülebilir.

Yaklaşık olarak her üç kadından ikisi, orgazma ulaşmak için klitorisinin uyarılmasına ihtiyaç duyar.

Orgazm olamamanın fiziki ve psikolojik nedenleri çoktur. Zamanlama, ses, koku vs. bunların hepsi bir etkendir. Erkek daha çabuk ve rahat boşalabildiği halde kadın açısından bu zordur. Ancak kendini denetleyebilen kadınlar, cinsel ilişkiden erkekten fazla ve uzun süreli zevk alarak istediği zaman orgazm olabilirler.

Günümüzde, iletişim vasıtalarının artması, cinselliğin eskiye nazaran daha rahat konuşulabilmesi, bu konuda yeni tıbbi araştırmalarla tedavi yöntemlerinin bulunarak özel klinikler açılması sebebiyle, bu tür rahatsızlıklar kader olmaktan çıkmış ve tedavisi mümkün hale gelmiştir.

İleride “daha iyi seks için bilinmesi gerekenler” bahsinde bu konuya daha geniş değineceğimizden, şimdilik bu kadarla yetiniyoruz.

Aids ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar

Nisan 17th, 2008

Bundan 15-20 sene evvel yazılan cinsel kitaplarda “Aids” ile ilgili tek satır bile yoktu. Zaman içinde aids asrın vebası olarak ortaya çıktı ve binlerce kişi bu hastalıktan öldü. Bugün ise hala tedavisine çare bulunamayan bu hastalık bütün dünyada hızla yayılmaktadır. Aids’in bilimsel açıklamasına satırlarımız elvermediği ve konu sapacağı için, hastalığı cinsel temas açısından ele almakta yarar bulmaktayız.

Birbirlerini tanımayan veya tanıdıkları halde özel yaşamlarını bilmeyenler açısından cinsel ilişkide bulunmak özel riskleri de beraberinde getirmektedir. Hastalıklı kişilerle cinsel temas sonrası bulaşan hastalıklar virüsler ve bakteriler kanalıyla sağlıklı tarafa geçmektedir. Bakterileri sayarsak; klamidya, bel soğukluğu (gonore) ve şifils gibi hastalıklar örnek verilebilir. Virüs açısından ise; Aids, hepatit B, C ve HPV gibi birçok hastalık sayılabilir. Örneğin, kadınlarda yumurtalık tüplerinin tıkanmasına yol açan “Klamidya” virüsü, cinsel yolla bulaşarak çoğu kez belirti vermeden kısırlığa neden olmaktadır. Bu bakterilerin birçok çeşidi bulunmakta ve çoğu kez de %90 nispetinde belirti göstermeden, kısırlık, dış gebelik, mafsal ağrıları vs. yol açmaktadır. Bariz belirtileri ise, sarı akıntı, ağrılı cinsel ilişki, zaman zaman kanamalardır. Bakteri, korunmasız cinsel ilişki ile kapıldığından, prezervatif bu hastalıkta da en güvenilir korunma şeklidir. Bu hastalıklar için en etkili yöntem, doğum kontrolü için bulunmuş olan fakat günümüzde cinsel hastalıkların ilişki sırasında partnere geçmesini büyük ölçüde Önleyen Condom (Kaput-Prezervatif) dur. Tanımadığı kişilerle veya değişik kişilerle seks yapanların hastalık riski artar. Prezervatif kullanıl maması her iki tarafı da hastalığı kapma açısından daha büyük risk altında bırakır.

Cinsel hastalıklarla ilgili olarak aşağıdaki belirtiler görüldüğü taktirde derhal doktora başvurulmalıdır. Çünkü bunların bir kısmı öldürücü nitelikte hastalıklardır:

• Vajina etrafında kaşıntı ve akıntı.

• Peniste kaşıntı ve akıntı.

Oral (ağız) yolu ile cinsel ilişkide bulunanlarda boğaz ağrısı ve ağız yaraları.

Her iki taraf için de, cinsel ilişki sırasında, idrar yaparken veya devamlı ağrı, yanma, bel ve alt batın ağrıları.

• İdrar renginde koyulaşma, ciltte ve gözde sararma.

Üreme organları ve anüste kabarcıklar ve kabuklu yaralar, siğiller.

Lenf bezlerinde şişme ile ateş ve cinsel organ çevrelerinde ağrılar.

Sebebi tayin edilemeyen halsizlik, ani kilo kaybı ve gece aşırı terlemeler.