Erkeklerin Cinsel Organları
Cinsel organlar, önce üremeye yönelik fonksiyonlar için yaratıldığından, ilk işlevsel ve görevsel amacı da; spermler üreterek, bunları kadın cinsel organları kanalıyla, üreme sistemine taşımasıdır. Bu suretle üremeye yönelik faaliyet oluşur.
Erkek ve kadındaki cinsel organlar arasında en önemli benzerlik; her ikisinde de üreme ve idrar boşaltma sistemlerinin cinsel organlarında birlikte bulunmuş olmasıdır.
Şemada da görüleceği gibi, erkek cinsel organları başlıca; penis, testisler, sperm kanalı, idrar yolu, semen keseleri (sperm keseleri) ve prostat bezinden oluşur.
Penis, erkek cinsel organının vücudun dışında kalan en önemli bölümüdür. Kadına spermin aktarılmasına yarayan işlevsel görevi yanında, tabiatın erkeklere verdiği en büyük zevklerden biri olan cinsel zevkin de en üst noktada gerçekleşen bölümüdür. Ancak penis boyu ve cinsel ilişki arasında doğru orantı kurmak yanlıştır. Uyarılmış haldeyken 12-15 cm arasında olan bir penis boyunun yeterli olduğu kabul edilmektedir.
Penisin ucunda 3-4 cm uzunluğunda bir mantar görünümünde ve çok hassas sinirlerden oluşmuş kırmızı dokuda bir bölüm bulunur. Cinsel ilişkide bu çıkıntılı bölüm erkeğe haz verdiği gibi, çıkıntısı sebebiyle kadının vajinasına da sürtünerek kadına da haz verir. Bunun da üstü, bir deri parçası ile kaplıdır. Bazı dinler sünneti gerekli gördüğünden, sünnetle bu deri kesilir ve mantarsı bölüm dışarıda kalır. Dünya erkeklerinin yaklaşık 1/4 ü tam veya yarım sünnetlidir. Kimi zaman bu deri perdeli olup penisin büyümesini ve idrar yapmayı zorlaştırdığından veya hijyenik nedenlerle de kesilmektedir.
Penisin merkezinden idrar yolu (üretra) geçer. Kadında döllenmeyi sağlayacak spermleri taşıyan meni de bu yolla dışarı fışkırtılır.
Penisin doku yapısı diğer kas gruplarına göre oldukça farklıdır. Penisteki kas benzeri üç adet silindir biçimindeki süngersi dokuda çok sayıda kan damarı ve kılcal damarlar bulunur. Beyinden gelen veya önce penis üzerine uygulanacak cinsel uyarılar durumunda, bu kan damarları, bu süngersi dokuya bol miktarda kan taşıyarak, penisin dikleşmesi, sertleşmesi ve kalınlaşarak şişmesine (ereksiyona) sebep olurlar. Erkek ancak bu sayede penisini kadın cinsel organına sokabilir. Aksi durumda ise, erkekte cinsel organ sertleşme sorunu “empotans” (ereksiyon sorunu olan) ortaya çıkar.
Testis denilen erkek yumurtaları; karının ve kasığın altında, penisin arkasında, dışarısında ve aşağısında, “skrotum” denilen deri bir torba içinde bulunur. Yaklaşık 4-5 cm. uzunluğunda 2-3 cm. genişliğinde, 12-28 gram arasında ağırlıkta, yumurta şeklinde iki oval organdır. Üreme için kullanılacak sperm hücreleri burada oluşur ve ergenlik çağından itibaren yaşam boyu değişen miktarlarda faaliyetini ve üretimini sürdürür.
“Testosteron” denilen erkeklik hormonu da burada üretilerek salgılanıp kana karışırlar. Bu hormon ileride açıklayacağım gibi erkeklerdeki fiziksel ve ruhsal erkeklik karakterlerinin oluşmasını ve erkek cinselliğinin aktivitesini sağlar.
Erkekte sperm üretimi testislerde, vücudun normal olan 36,5 derecelik vücut ısısından biraz daha düşük ısıda gerçekleşir. Skrotum denilen penisin altındaki, teslisleri saran torba ve derisi, bu sebeple, üstü kıllı, buruşuk ve esmer renkte bir karaktere sahip olup, sperm üretimi için gerekli ısı seviyesini de ayarlar. Testis yumurtalarını skrotum içinde tutan kordonlar, vücut ısısı yükseldiği zaman testisleri aşağı bırakarak vücuttan biraz uzaklaştırır, vücut ısısı soğuduğu zaman ise içeri daha sıcak ortama çekerler. Bu sebeple, çok soğuk havalarda bu torba vücuda yakın ve ufalarak sıkışmış şekilde, sıcak havalarda ise sarkmış ve gevşemiş şekilde bulunur. Çoğu erkek bu ufalıp sarkmaların nedenini bilmez. Bazen küçülüp uzayan ve hareket eden, bazen biri aşağıda diğeri yukarıda olan skrotum ve testislerin değişen durumlarının nedeni budur. Ancak, soldaki testis genelde biraz daha büyük ve ağırcadır.

Sperm hücreleri, teslislerin tepesinde “epidim” denilen bölgede, sperm keselerinde depolanır. Burada oluşan sıvı ile prostattan salgılanan sıvı spermleri “meni” denilen kaygan ve sümüksü bir sıvı içinde karışım halinde toplar. Erkekteki “orgazm” cinsel boşalma sırasında bu meni fışkırır. Bir boşalmada yaklaşık 500 milyon civarında sperm tanesi bulunur. Bu rakam kişiden kişiye ve sağlık durumlarına göre değiştiği gibi, sık ilişkilerde 400 milyonun altlarına, sağlıklı ve bir süre beklemiş ilişkilerde de 700 milyonun üstüne çıktığı görülmektedir. Spermatozoidlerin uzunluğu bir milimetrenin yaklaşık elli binde biri kadar küçüktür.
Spermler çok çabuk canlılığını kaybederler. Prostat bezinden salgılanan sıvı ve menideki diğer sıvılar, spermlerin biraz daha uzun süre canlılıklarının devam etmesini sağlar. Ayrıca, kadın cinsel organının içi “vajina” da asitli bir ortam mevcuttur. Ayrıca idrar da spermlere zarar verir. Menideki bu sıvılar, spermlerin canlılığını korumaya yardımcı olarak, 500 milyondan fazla spermden birinin, kadının vajinasından ve döl yollarından geçip yumurtalarının aşılanmasını ve böylece de gebeliğin gerçekleşmesini sağlarlar.
Erkekte boşalma orgazm ile bağlantılıdır. Göbek altındaki ve kasıktaki bütün kaslar çeşitli şekillerde kasılarak, erkeğin orgazmı sırasında, meninin adeta fışkırır gibi kuvvetle dışarı atılmasını sağlarlar. Sporla bu bölge kaslarını çalıştırmış olan erkeklerde bu daha aktif olarak gerçekleşir. Bu fışkırma ne kadar kuvvetli olursa, kadınlar vajinalarında spermlerin yarattığı bu şoku ve etkiyi daha iyi hissederek büyük heyecana ve şehvete kapılarak, kendileri de orgazma daha yaklaşırlar.
Erkek boşaldıktan sonra, cinsel tahrik durumları yavaş yavaş azalarak kaslar gevşer ve penisin ereksiyonu kaybolur.